Kalbimin günbatısı, bu buz kesiği
bendeki lal, bu bendeki mıh,
söktüm senindir, sana bağışladım
ağaran saçımı, senindir, al.
Birhan Keskin
"O"na Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
"O"na Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Aralık 2014 Çarşamba
11 Eylül 2014 Perşembe
"O"nun günlüğüne mektuplar - 11 Eylül 2014
Gitmek sadece gideni kurtarıyor, diye düşündüm, gidişin aklıma geldiğinde. Kalan bir şekilde mutlaka zarar görüyor. Belki bu yüzden ben hiç gidemedim, kaldım, bekledim.
Ben bu zamana kadar seni çok defa bekledim. Yıldızlara bakarken bekledim, uyumaya çalışırken bekledim, metroda bekledim, yolda yürürken bekledim. Mesaj attığımda bekledim, atamadığımda da bekledim.
Şimdi çağırsan gelip havaalanında da beklerim. Sen veda edersin, ben başımı sallarım. Ağzımı açsam ne diyebilirim? O yüzden açmam, dimdik dururum karşında. Arkanı dönersin, gözden kaybolursun. Uçaklar kalkar, uçaklar iner. İyice beklerim. Gelmezsin, gidişine ikna olurum. Uçaklar kalkar, uçaklar iner. Birkaçı bana tam da yürek bölgesinden çarpar. Benim 11 Eylül'üm de böyle olur.
Ben bu zamana kadar seni çok defa bekledim. Yıldızlara bakarken bekledim, uyumaya çalışırken bekledim, metroda bekledim, yolda yürürken bekledim. Mesaj attığımda bekledim, atamadığımda da bekledim.
Şimdi çağırsan gelip havaalanında da beklerim. Sen veda edersin, ben başımı sallarım. Ağzımı açsam ne diyebilirim? O yüzden açmam, dimdik dururum karşında. Arkanı dönersin, gözden kaybolursun. Uçaklar kalkar, uçaklar iner. İyice beklerim. Gelmezsin, gidişine ikna olurum. Uçaklar kalkar, uçaklar iner. Birkaçı bana tam da yürek bölgesinden çarpar. Benim 11 Eylül'üm de böyle olur.
8 Kasım 2013 Cuma
"O"nun günlüğüne mektuplar - 8 Kasım 2013
Konuşmayalı ne çok zaman oldu. Sesini duymak bir lütufmuş meğer. Elim ayağım tutuyor diye şükretmekmiş, varken değerini anlamakmış.
Saklamak mümkün olsa, bana bütün dediklerini kaydederdim. İyisiyle, kötüsüyle, ne dediysen. Çünkü sen dünyanın en saçma kelimesini söylesen, ben onu dönüp dönüp yine dinlerim. Dinlerken düşünürüm. O güzel dudakların neleri art arda diziyor da, ikimizi yan yana koymaya isteksiz.
Saklamak mümkün olsa, bana bütün dediklerini kaydederdim. İyisiyle, kötüsüyle, ne dediysen. Çünkü sen dünyanın en saçma kelimesini söylesen, ben onu dönüp dönüp yine dinlerim. Dinlerken düşünürüm. O güzel dudakların neleri art arda diziyor da, ikimizi yan yana koymaya isteksiz.
23 Mayıs 2012 Çarşamba
"O"nun günlüğüne mektuplar - 22 Mayıs 2012
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.
Behçet Necatigil
18 Ekim 2011 Salı
"O"nun günlüğüne mektuplar - 17 Ekim 2011
Nasıl yapıyorsun bilmiyorum! Bir tür sihir... Seni hiç elinde sihirli değnekle görmedim ama başka bir yolunu bulmuş olmalısın. Yanında olup nasıl yaptığını izlemek isterdim. Yine de gösterini uzaktan izleyip, şaşkın ve sevinçli küçük çocuklar gibi bakakalmak da güzel. Öyle göz kamaştırıcı ki...
Kulağa inanılmaz geliyor, ama berbat geçen günüm senin beş kelimenle tebessüm ederek bitiyor.
Kulağa inanılmaz geliyor, ama berbat geçen günüm senin beş kelimenle tebessüm ederek bitiyor.
16 Mayıs 2011 Pazartesi
"O"nun günlüğüne mektuplar - 16 Mayıs 2011
Doğumgünün... Doğumgünlerin beni hüzünlendiriyor, beraber olmadığımız, olamadığımız günlere çok önemli bir tanesi ekleniyor. Günbegün kırıntılarını düşürdüğüm umudumdan, büyük parçalar kopuyor böyle günlerde. Çünkü umut fakirin ekmeği değil yalnız, sevdalının da ekmeği.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)